TİROİD HORMON YETMEZLİĞİ (HİPOTİROİDİZM)
Tiroid'in salgıladığı hormon vücudumuzun ihtiyacını karşılamayabilir. Bu duruma “hipotiroidizm” diyoruz. Tiroid yetmezliğinin bir çok nedeni vardır; bu neden tespit edilmelidir:
1) Doğuştan tiroid yetersiz hormon üretebilir.
2) Tiroid ameliyatı sonrasında kalıntı tiroid dokusu yeterince hormon üretebilir.
3) Tiroid yaşlandığı için yetersiz hormon üretebilir.
4) Tiroid hücrelerinin hormon üretimini bozan bazı psikiyatrik ilaçlar kullanılması sonucu tiroid yetersiz hormon üretebilir.
5) zehirli guatrın uzun süreli hapla tedavisi sonrasında tiroid yeterince hormon üretebilir.
6) Radyoaktif iyot tedavisi sonrası verilen tiroid hormonu yetersiz kalmış olabilir.
7) Cerahatli olmayan bir iltihap sonrasında tiroid hücreleri harabiyete uğradığı için yetersiz hormon üretebilir.Bu iltihaba "tiroidit" denilir. En sık karşılaşılan tiroid hormon hastalığıdır. Bu iltihapların en sık görüleni de Hashimato hastalığıdır.
Hastalarda başlıca şikayetler; saçlarda kabalaşma ve matlaşma, ciltte kuruma, pullanma ve dökülme, istemediği halde kilo alma, rejime rağmen kilo verememe, kabızlık, çarpıntı, isteksizlik, cinsel isteksizlik, sık sık bunalıma girme, bel-omuz-sırt ağrısı, çabuk yorulma. Dil büyümesi gibi ilginç şikayetler dahi görülebilir.
Bu hastalarda, kandaki prolaktin (kadınlardaki meme ve emzirme hormonu) düzeyi yükselebilmektedir. Hatta aynı hastalarda bu prolaktin yüksekliğine ilaveten MR ve tomografide aynı "prolaktin salgılayan hipofiz tümörleri"ndeki gibi hipofiz büyümesi de görülebilmektedir. Bu hastalarda tiroid yetmezliğinin gözden kaçırılması sonucunda "agresif prolaktin fazlalığı tedavisi" ve hatta "hipofiz ameliyatı" uygulanabilmektedir. Halbuki asıl hastalık olan tiroid hormon yetmezliği tedavi edilmeden bu agresif tedavilerle sorunu çözmek mümkün değildir.
Yapılacak tetkiklerden sonra teşhisin doğrulanmasını takiben eksik olan tiroid hormonunu vererek çok hızlı iyileşme sağlamak mümkündür. Burada en önemli nokta yeterli hormonun verilmesi ve “ince ayarın” yapılmasıdır. Bu hastalar ömür boyunca ilaç kullanmak zorundadır. tedavide kullanılan Tiroid hormonunun standart dozu yoktur. Bu nedenle her hastada yapılacak ölçüm ve takiplerle gerçek ve doğru idame dozu bulunmalıdır.
TİROİDİT NEDİR? Tiroid bezesinin "cerahatli olmayan" iltihabıdır. En sık karşılaşılan şekli Haşimato (Hashimato) tiroiditidir. Bu tiroiditin başlangıcı genellikle hasta tarafından hissedilmez. Hastaların bir kısmında erken dönemde kısa süren bir “yüksek tiroid hormon” dönemi vardır. Hastaların çoğu, bu yüksek hormon döneminden sonra düşük hormon dönemine (hipotiroidzm) girerler. Yüksek hormon döneminde “agresif” zehirli guatr tedavisi yapmak hastaların hızla hipotiroidizme girmesine neden olur.Tüm tiroidit hastalarında temel tedavi prensibi, hastalığın hekime başvurduğu döneme göre tedavi edilmesidir.
TİROİD ANTİKORU NEDİR? Vücut bağışıklık sisteminin normalde mikroplara karşı ürettiği proteinlere antikor adı verilir. Bağışıklık sisteminin “yanlışlıkla” veya "şaşırarak" ürettiği bazı antikorlar, tiroid bezemizdeki hücrelerde bulunan peroksidaz enzimi ile tiroglobulin isimli moleküle karşı etkili olurlar. Bunlara oto-antikor denilir. Bu antikorların teşhiste en yaygın olarak kullanılanları anti-TPO ve anti-TG antikorları olarak isimlendirilir. Bu antikorların ölçümü guatr türünün anlaşılmasında ve tiroidit hastalığının (tiroid bezesinin iltihabı) tanısında çok önemli olabildiği gibi bu hastalığın daha sonraki takibinde de kullanılmaktadır. Zehirli guatr ve Hashimato hastalığında (Hashimato tiroiditi'nde) bu antikorlar yükselir.